Gönderen Konu: Okulda Kötü Alışkanlıklar (Psikoaktif Maddeler)/Refik YAVUZ/  (Okunma sayısı 5833 defa)

sehzadeyavuz

  • Ziyaretçi
OKULDAKİ KÖTÜ ALIŞKANLIKLAR
 

Alkol, sigara, uyuşturucu madde, kumar gibi zararlı alışkanlıkların tüm dünyada tehlikeli boyutlarda yaygınlaşmaya başlaması ülkemizi de tehdit eden bir problemdir. Lise ve üniversite öğrencileri ile çalışan gençlik üzerinde yapılan araştırmalar özellikle sigara ve alkol başlama yaşının 20 yaşın altına düştüğünü ve kültürel faktörlerin etkisi ile içme oranında büyük bir artış olduğunu göstermektedir. Bu bulgularda aile ve toplumun kontrolünü gerekli kılmaktadır.

Zararlı alışkanlıkların yerleşmesini çoğaltan şey toplumların bu alışkanlıklara bakış açısıdır. İslam ülkeleri ve Hindistan da toplumsal olarak alkolü yasaklamaları bireysel düzeyde olumlu sonuç vermemiştir. Çocukları ve gençleri bu maddelerin yarattığı alışkanlıkların etkileri konusunda bilinçlendiren toplumlar alışkanlıkların yerleşmemesinde daha başarılı olmuşlardır.

.....................................

GENÇLİK VE ALKOL BAĞIMLILIĞI:

Alkol kullanımına bağlı sorunlar çağımızın en önemli konularından biridir. Bireyin beden ve ruh sağlığı, aile, toplumsal ve iş yaşamını tehlikeye düşürmekle kalmamakta, trafik kazaları, suça yöneltme gibi toplumsal ağırlıklı zararlara da neden olmaktadır.

Alkolün beyne ilk etkisi yorum ve düşünmeyi kontrol eden bölgeyi yavaşlatmasıdır. Böylece kişinin hatırlama, kara verme anlama gibi normal akli görevlerini yürütmesine engel olur.

Alkol Bağımlılığı: Alkolü kontrollü içmek veya bırakma isteğine rağmen bırakılamama aşamasına gelinmesi alışkanlığın onsuz yaşanılamayacak boyutlara varmasıdır.

Alkol bağımlılığının en güzel tarifi ise şöyledir: “Alkol bağımlısı içki içmeye başladığı zaman içmeyi istediği yerde bırakamayan kişidir.”

Bazı dini günler veya kendilerince uygun günlerde içki içmemeleri olasıdır ancak bir alkol bağımlısı bir kaç gün hatta birkaç hafta içki içmeden durabilmesine rağmen içki içmeye başladığı zaman kendisini frenlemesi olası değildir. Arada bir yapılan arkadaş toplantıları, kokteyller, çeşitli kutlama törenleri gibi vesilelerle içki çevreye uyum sağlamak için içen sosyal içkicidir. Alkolün alışkanlık yapan etkisiyle haftada bir kez olmak üzere on hafta arka arkaya içki içen kişilerde beyinde bağımlılığın ilk temelleri atılmaktadır. “İçki, artık yaşamak için alınmaya başlamışsa akşamcılık devreye giriyor demektir.” (Özcan Köknel 1998) Öte yandan alkolik ailelerin içinde yaşadıkları ortam sağlıklı üyeleri olan ailelerin içinde yaşadıkları ortamdan önemli farklılıklar gösterir. Alkolik aile ortamı genellikle gergin ve güvensizdir. Tutarsız ve yordanamaz davranışların çok sık görülmesi nedeniyle, aile üyeleri özelliklede çocuklar neyin doğru neyin yanlış olduğunu, neyin ne zaman ve nasıl yapılması gerektiğini anlamakta zorluk çekerler. (Forward 1990)

..................................................

ALKOLİZMAYA GÖTÜREN SEBEPLER
Destekleyici Olarak İçenler: Bu tipler, şiddetli bir aşağılık duygusundan şikayetçidirler. Bunun kısmen farkında olmakla birlikte asıl sebebi bilmezler. (Birkaç kadeh almadan kimseyle konuşamıyorum, patronumun karşısına çıkabilmem için iyice içkili olmalıyım) cümleleriyle aşağılık duygusunu belirtmektedirler.
Rahatlatıcı Olarak İçenler: Rahat edebilmem için içmeliyim, içmeden kalabalık arasına giremiyorum, içince daha rahat konuşuyorum diyen tipler hissettikleri şiddetli baskı sebebiyle içmektedirler.
.....................................................

ALKOLE EĞİLİMLİ OLANLARIN KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ
Alkollü içkilere ilk başlangıçta sadece eğlence ortamlarında toplumsa nedenlerle başvuran sosyal içkicilerden ayrı olarak bağımlılık eğilimi gösteren kişilik yapısı özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:   

................................................................
RİSK GRUBU İÇİNDEKİ GENÇLER
Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu Başkanlığı, 15–24 arası gençliğin madde bağımlılığında "risk grubu" oluşturduğuna dikkat çekerek, anne-babaları ergenlik dönemi sorunlarına ilişkin uyardı. Aile Araştırma Kurumu tarafından hazırlanan "Bağımlılık ve Ergenlik Dönemi" raporunda, ergenlik döneminde ortaya çıkan çelişkili kişilik yapısının, madde bağımlılığına zemin oluşturabileceğine dikkat çekildi. Ergenliğin "özveri ve acımasızlığın aynı zamanda gözlenebildiği dönem" olarak tanımlandığı raporda, gençlerin özellikle lise yıllarını kapsayan yaşlarda uyuşturucu ve uyarıcı maddelere yönelebileceğine dikkat çekildi. Sigara ve alkolü de kapsayan 8 tür madde bağımlılığının ele alındığı raporda, Türkiye'de lise öğrencilerinin yüzde 27'sinin alkol kullandığı kaydedildi.

...................................

ALKOLLÜ İÇKİ İÇME ALIŞKANLIĞININ GELİŞMESİNİ ENGELLEYEBİLECEK ÖNLEMLER:

Bireysel Düzeyde:

1) Akran Gruplarının Değer Ölçüleri Üzerinde Durulmalıdır: Bağımlılık noktasına gelen birey gibi bugünün gencide toplum içinde arkadaşları arasında daha popüler olabilmek veya erişkin toplumda kabul edilebilmek için özenti nedeniyle içiyor. Fazla içki içmenin hüner sayıldığı bir arkadaş grubu içinde genç bireyin kendini kanıtlamak için içme ihtiyacını duyacağı açıktır.

............................

UYUŞTURUCU MADDE BAĞIMLILIĞI

         Uyuşturucu madde bağımlılığı bağımlı olunan maddenin elde edilebilmesi için, bireyin bütün değerlerini feda edebileceği çok tehlikeli bir bağımlılık türüdür. Bağımlı olunan maddeden başlangıçta beklenenler haz verici özelliklerdir. Sıkıntılı, problemli zamanları bu “dost” sayılan maddeyle geçirmek bireyleri ilk kullanımda problemlerin bulunduğu bir dünyadan yapay bir cennete taşımaktadır. Yapay cennette buldukları tek düze bir yaşam yerine renkli dünyalar ve sanrılarla yaşamalarıdır. Günlük yaşamdaki kaygılardan cesaretsizlikten, güvensizlikten kendilerini uyuşturarak kurtulmak istemektedirler. Ancak sanrılarla iyi vakit geçirdiklerini düşünmeleri bilincin ve düşüncelerin, merkezi sinir sisteminin zarar görerek düşünce bozuklukları ortaya koymasından başka bir şey değildir. (http://www.ogretmenlersitesi.com/)

......................................................

BAŞLICA BAĞIMLILIK OLUŞTURAN MADDELER
1.     Sakinleştirici-Yatıştırıcı Maddeler: Korku, kaygı, gerginliği azaltmak için.

2.     Uyarıcılar: Uyku ve iştah kaçıran etkileri geçtikten sonra kişide yorgunluk ve çöküntüye neden olur.

a)Kokain b)Exctasy c)Kafein

3.     Halüsinasyon Meydana Getirenler: Sanrı ve hayal gördürücüler, LSD,Meskalin.

4.     Esrar: Hint keneviri yaprağından elde edilir.

5.     Uçucular: Bunlar tiner, benzin, gazolin, baly gibi yapıştırıcılardır. Uçucu maddelerin satılması yasal olduğundan kolaylıkla bulunabilir. Bu yüzden kullanımı yaygındır.

6.     Eroin: Afyondan elde edilir. Bir-iki kullanımdan sonra süratle bağımlılık gelişir. Etkisi 8 saat sürer. Daha sonra şiddetli yorgunluk belirtileri, kas ağrıları ve kramplar görülür. (Gençtan, Engin 1997)

.............................................

GENÇLERİN MADDE KULLANMAYA BAŞLAMA NEDENLERİ
1.    Merak Ettikleri İçin: Arkadaşlık ilişkileri böyle kötü ir alışkanlığın başlaması veya önlenmesinde büyük önem taşır. Aile içinde belli değerleri kazanmış kendine güveni olan bir genç kendi kişilik yapısı ve değer ölçülerine uygun bir grup seçer. Bu grup içinde önemsediği arkadaşları madde kullanıyorsa bu gruptan ayrılabilir. Yeterli psikolojik güçte olmayan bir genç ise arkadaşlarının “bir kereden ne çıkar” telkinleriyle maddeyi alabilir.

......................................

SİGARA

Sigara tıpkı içki gibi gençleri zararlı bir alışkanlığa sürükleyebilecek bir psiko-aktif bir maddedir. İnsanlar tarafından yüzyıllardır kullanılmasına rağmen günümüzde uygarlığın gelişiminde ve stres doğuran olayların artmasıyla tüketimi fazlalaşmıştır. Kan basıncını yükseltmesi, kalbe aşırı yük meydana getirmesi, akciğer ve solunum sistemine zararlı olması bakımından sigara içen 10 kişiden 3-4’ü sigaranın yol açtığı hastalılardan ölmektedir.

Günde bir paketten fazla içenlerde kalp hastalığı riski içmeyenlere oranla 5 kat daha fazladır. Sigara bırakıldığında ise bu oran 5 yıl içinde yarı yarıya düşmektedir. (20.yy. Sağlık Ansiklopedisi)

.................................................

GENÇLERİN SİGARAYA BAŞLAMA NEDENLERİ

         Psikososyal nedenler ağı basmaktadır. İnsanlarla daha başarılı ve rahat iletişim kurabilmek, kendilerini daha rahat hissedebilmek, arkadaşlarının etkisi altında kalmak, sigara içen arkadaşlarından aşağı kalmadıklarını, onlarla aynı zevk ve değeri paylaştığını göstermek can sıkıntısını gidermek, yorgunluk azaltmak ve kendilerini kanıtlamak için sigaraya başlayabilirler.

.......................

OKULLARDA ÖNLEME

          Sağlıkla ilgili davranışlar ve tutumlar yaşamın ilk yıllarında oluştuğu için çocukluk ve ergenlik dönemlerinde gençlere ulaşmak kritik bir öneme sahiptir ve o nedenle okul temelli önleme çalışmaları çok önemlidir. Okullar, öğrencilerinin akademik başarıları artırmaya, sosyal, duygusal ve sağlık engellerini gidermeye yönelik giderek artan ilgi nedeniyle uyuşturucu karşıtı çabalarda toplumda anahtar rol oynamaya başlamışlardır. Bu konuda okuldan beklentilerin çok yüksek olduğunu düşünenler de vardır. 1960 ve 1970’li yıllarda madde kullanımı ile ilgili okullardaki önleme çalışmaları korkutmaya, maddelerle ilgili bilgi vermeye, kendilik değerini artırmaya, ergenlerin morallerini yükseltmeye dayalıydı. Sigarayı önleme programları da gençlerin sigara içmenin uzun süreli zarar verici etkilerini fark etmelerine yönelikti.

................................
 
Psikoaktif maddelerle ilgili 2004 yılında Malatyada hazırladığım ve eğitim fakültesi öğrencilerine (300 kişi) Malatya Narkotik Şube Müdürü (şimdi Malatya il emniyet müdürü) ile beraber konferans olarak sunduğum bir makale.

Dosyanın tamamını BURADAN indirebilirsiniz.
« Son Düzenleme: Aralık 01, 2011, 06:54:42 ÖS Gönderen: EDİTÖR SİTEDE! »

PDR forum.net


 


Facebook Comments